Category Genel

Gayrimenkul değerlemesi nedir, nasıl yapılır ve nelere dikkat edilmelidir?

Gayrimenkul kelime olarak, yabancı-başka anlamına gelen gayr sözcüğü ile taşınmış anlamına gelen menkul sözcüğünün birleşmesinden oluşmuştur. Diğer adıyla taşınmaz mal; bir yerden bir yere taşınması mümkün olmayan malları ifade etmektedir. Tüm dünyada modern değerleme çalışmalarında genelde üç değişik yöntem kullanılmaktadır;

  1. Maliyet Yaklaşımı
    Bu yaklaşım, piyasada alım satımı pek olmayan özel amaçlı genel olarak fabrika, otel, tatil köyleri, fabrika, işhanı vb. gibi kira geliri bilinmeyen gayrimenkuller için kullanılır.
    Muhtemel bir alıcının, belli bir gayrimenkul için yerine koyma maliyetinden fazla bir bedel ödemeyeceği varsayımından yola çıkılır.
  2.  Emsal Karşılaştırma Yaklaşımı
    Emsal yönteminde ise değerlenecek gayrimenkule benzer yakın zamanda satılmış olan gayrimenkullerin satış fiyatları uygun karşılaştırma kriterleri kullanılarak gerekli düzeltme işlemleri yapılarak gayrimenkulün değerinin tespit edildiği yaklaşımdır.
  3. Gelir İndirgeme (Kapitalizasyonu) Yaklaşımı
    Bu yöntem ise gayrimenkullerin gelecekte sağlayacağı gelirler tespit edilebilmekte ise bu yöntemin kullanılması en sağlıklı durumdur. Gelir yaklaşımında bir arsa üzerindeki gayrimenkulün değerlemesi sırasında ele alınacak gelir, gayrimenkulün net geliridir. Gayrimenkulün üzerinde bulunduğu arsanın sınırlı bir ömrü yoktur. Bu arsa üzerine bir yapının yapılması ile bu arsanın boş kalması durumuna göre kaybedilecek bir gelir söz konusudur.

Değerleme işleminde, aşağıdaki hususların geçerliliği varsayılmaktadır:

  1. Alıcı ve satıcı makul ve mantıklı hareket etmektedirler.
  2. Taraflar gayrimenkul ile ilgili her konuda tam bilgi sahibidirler ve kendilerine azami faydayı sağlayacak şekilde hareket etmektedirler.
  3. Gayrimenkulün satışı için makul bir süre tanınmıştır.
  4. Ödeme nakit veya nakit benzeri unsurlarla yapılmaktadır.
  5. Gayrimenkulün alım işlemi sırasında gerekebilecek finansman, piyasa faiz oranları üzerinden gerçekleştirilmektedir.

    Gayrimenkul Değerine Esas Teşkil Eden ilkeler 
    Gayrimenkul değerinin tespitinde kullanılan birçok ilke bulunmaktadır.

  • Beklenti İlkesi
  • Denge İlkesi
  • Değişim İlkesi
  • İkame İlkesi
  • Rekabet İlkesi
  • Uyum ve Prim Kazancı İlkesi
  • Katkı İlkesi
  • Dışsallık İlkesi
  • Arz/Talep İlkesi

Gayrimenkul Değerinin Unsurları 
Bir gayrimenkulün değerini meydana getiren, temelde insanların duygu ve düşünceleridir. İnsanların istekleri ve ihtiyaçları önemli unsurlardır. İnsanlar bir barınağa ihtiyaç duyarlar; fakat barınaktan öte şeyler de isterler, Toplumsal, ekonomik ve politik unsurlar da, gayrimenkul değeri üzerinde önemli bir etkiye sahiptirler ve bunlar da yine ya insanlar tarafından yönetilir ye da insanlardan etkilenirler.

Bir gayrimenkulün değerini belirleyen unsurları, içsel unsurlar ve dışsal unsurlar olarak iki alt başlıkta ele alabiliriz.

A) İçsel Unsurlar 
İçsel unsurlar, doğrudan gayrimenkule ait olan özellikleridir. Bunları, fiziki koşullar, fayda, kıtlık ve devredilebilirlik şeklinde özetleyebiliriz.

Fiziki Koşullar:Fiziki koşullar, bir değer yaratabileceği gibi onu yok da edebilecek unsurlardan oluşur. Örneğin arsa değerlemesinde uzman, konum, şekil, alan, cephe, altyapı, topografya, çevredeki yollar ve hatta güzel veya kötü manzara gibi unsurları dikkate almak zorundadır. Uzman, arsa üzerine yapılacak inşaatlarda da, malzeme, işçilik ve yıpranmayı (fiziki değer kaybı) göz önünde bulundurmalıdır.

Fayda: Bu kavram, bir malın bir isteği yerine getirmesi veya bir ihtiyacı tatmin etmesidir. Buna göre, bir çivinin doğru zamanda doğru yerde olmak koşuluyla bir faydası mevcut olabilir.

Kıtlık: Arz ve talebe göre oluşur. Eğer bir ürün faydalı ve aynı zamanda kıtsa piyasa değerinin yüksek olması beklenir. Yukarıdaki örnekteki çivinin ekonomik bir değerinin olması için, çivinin nispi olarak da kıt bulunması gereklidir. Nitekim havanın da faydası vardır, doğru zamanda doğru yerdedir; ancak “kıt” olmadığı için piyasa değeri yoktur.

Devredilebilirdik: Bir ürün tüm diğer faktörlere sahip olsa bile, eğer kimseye devredilemiyorsa, piyasa değeri yoktur.

B ) Dışsal Unsurlar 
Dışsal unsurlar ise doğrudan gayrimenkule ait olmayıp, gayrimenkul haricinde çok farklı sebepler ile etkili olabilecek özellikleridir. Bunları, ekonomik unsurlar, sosyo-kültürel unsurlar ve yasal mevzuat başlıkları altında inceleyebiliriz.

Ekonomik Unsurlar: Burada, gayrimenkulün getirisi, piyasadaki cari faiz oranları, ipotek kredisi piyasaları ve bu piyasalara yapılan devlet müdahaleleri ve ülke ekonomisinin genel durumu göz önüne alınmalıdır.

Sosyo-Kültürel Unsurlar: Sosyo-kültürel unsurlar da değeri etkilerler. Bu noktada çevre, demografi, trafik sorunları, gürültü, kentleşme modeli ve mimari düzenlemeler gibi hususlar öne çıkmaktadır.

Hukuki Mevzuat: Hukuki mevzuat da değer yaratabilir, değeri etkileyebilir veya değeri yok edebilir. Burada uzmanın ilgisi tapu ve kadastro hukuku, şehir planı, gayrimenkule bağlı haklar ve arsanın özelliklerini değiştirebilecek veya kısıtlayabilecek, yasal düzenlemeler üzerinde yoğunlaşmalıdır. Örneğin planlanan bir otoyol, bu arsanın değeri üzerinde önemli bir etkiye sahip olabilecektir.

1.5. Gayrimenkul Değerlemesinde Dikkate Alınması Gereken Temel Noktalar 

Değerleme, nihai aşamada sağduyulu bir karar vermeye dayanmakla beraber, bu kararın öncesinde destekleyici somut verilere ihtiyaç vardır. Karar verme sürecinde yardımcı olabilecek, nüfus, çevre, doğal afetlere karşı korunma gibi unsurlar aşağıda ele alınmıştır.

Nüfus 
Değerlemenin yapılma amacına göre nüfusun önemi değişmektedir. Konutu oturmak amacıyla satın alan kişi, alacağı eve yaşayacağı yer, evin bulunduğu bölgeye de çalışacağı yer gözüyle bakar. Bu nedenle alıcı, nüfusun gelecekteki trendi ile çok fazla ilgilenmez. Böyle bir alıcının esas ilgisi, binanın bugünkü fiyatı üzerinde odaklanır. Muhtemel bir yatırımcı için yapılan değerlemede ise durum daha farklıdır. Yatırımcı evin bugünkü fiyatının yanı sıra, uzun dönemde gayrimenkulün değerini etkileyebilecek diğer faktörlerle de ilgilenir.

Bu durumda yukarıdaki gayrimenkul yatırımcısının nüfus ile ilgilenmesinin sebebi, “arz ve talep’ kavramıdır. Örneğin bir bölgenin nüfusunun azalması uzun bir süreden beri devam ediyorsa, azalan talebe paralel olarak konut fiyatlarında ciddi bir düşüş gerçekleşebilecek ve yatırım yapılan gayrimenkulden zarar doğacaktır.

Çevre
Çevrenin genel özellikleri, uzmana gayrimenkulün değeri hakkında bir fikir oluşturmakta yardımcı olur. Hepimizin bildiği gibi çevrenin bir gayrimenkulün fiyatı üzerinde çok büyük etkisi vardır. Bölgenin gelişme trendi gayrimenkulün gelecekteki fiyatına olduğu kadar şimdiki değerine de etki eder.

Doğal Afetlere Karşı Korunma
Konutların veya diğer gayrimenkullerin deprem gibi doğal felaketlere olan dayanıklılığı ya da bir felaket anında o binaların bulunduğu bölgeye süratle müdahale imkânının bulunup bulunmadığı değer tespiti açısından önemli bir husus olarak kabul edilmektedir. Bunu finansal bir örnekle izah edersek, deprem bölgelerindeki evlerin sigorta primleri de yüksek olmaktadır ki, bu bir evin değerini azaltan bir husustur.

Güvenlik Tedbirleri
İnsanların evlerinde güven ve huzur içerisinde yaşamak istedikleri hepimizin bildiği bir gerçektir. Bu yüzden yeterli güvenlik tedbirlerinin olmadığı semtlerde yer alan konutların değeri, inşaat kalitesi ne kadar yüksek, manzarası ne kadar güzel olursa olsun belirli bir fiyattan yukarıya çıkamayacaktır.

Sosyal Alanlara ve Alışveriş Merkezlerine Uzaklık 
Sosyal alanlara (örneğin; okullara) veya alışveriş merkezlerine olan uzaklık da bir konutun değeri üzerinde etkili olacaktır. Örneğin arsa spekülatörleri bir bölgede yapılacak olan büyük alışveriş merkezlerini, kurulacak bir üniversiteyi, o bölgenin ileride çok gelişeceği yönünde bir işaret olarak kabul ederler.

Kamusal Hizmetlerden İstifade Edebilme 
Uzman sırasında bölgeye getirilecek kamu hizmetleri hakkında da bilgi sahibi olmak zorundadır. Örneğin, değer tespiti yapılan bir apartmanın yakınında bir park inşasına başlanması, şüphesiz ki o apartmanın değerini olumlu yönde etkileyecektir.

Pazarlanabilirlik 
Kolayca satılabilme, gayrimenkulün piyasa değeri üzerinde doğrudan bir etkiye sahiptir. Örneğin, bir gayrimenkul gerileme eğilimindeki bir bölgede yer alıyorsa bu gayrimenkul kolayca elden çıkartılamaz.

Bina Kalitesi 
Bina kalitesi, gayrimenkul değerinin tespitinde göz önünde bulundurulması gereken en önemli hususlardandır. Bina kalitesi;
1. Fiziki yıpranmanın,
2. Binaya değer katan ilave özelliklerin (örneğin bir evin kapalı garajının olması),
3. İşçilik kalitesinin,
4. Varsa binanın kullanıma açılmasından önce tamirat gerektiren hususların ve maliyetlerinin tespitini içermektedir.

Arsa 
Değerleme işlemi sırasında gayrimenkulün yer aldığı arsanın o tür bir gayrimenkul inşası için uygun olup olmadığı, binanın yapımı sırasında arsanın en uygun şekilde kullanılıp kullanılmadığı çok büyük önem taşımaktadır. Özellikle ticari bir gayrimenkul değer tespiti sırasında bu husus çok daha önemlidir.

Danışmanlarımızdan Buğrahan Alkaç, Mesele Nedir’de!

Boray Ailesi danışmanlarımızdan Buğrahan Alkaç, Havadis Gazetesi’nde Hüseyin Ekmekçi’nin konuğu oldu.

 

 

Kürşat Tuncel Boray’da!

Türkiye’nin en önde gelen eğitimcilerinden Kürşat Tuncel, 28-29-30 Nisan’da Boray için Kıbrıs’ta!

Kürşat Tuncel Kimdir?

Kürşat Tuncel, 1970 yılında Ankara’da doğdu. 1991 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi (Mekteb-i Mülkiye) İşletme Bölümü’nden mezun oldu. Aynı yıl Sermaye Piyasası Kurulu’nun açmış olduğu yarışma sınavını kazanarak Uzman Yardımcısı olarak meslek hayatına başladı. Kurul bünyesinde Ortaklıklar Finansmanı ve Kurumsal Yatırımcılar Daireleri’nde görev yaparak 1994 yılında Sermaye Piyasası Kurulu Uzmanı olarak atandı. 1996 yılında Kurul’daki görevinin yanısıra Başbakan Başdanışman yardımcısı olarak da görev yaptı. Aynı yıl “Risk Sermayesi Finansman Modeli, Türkiye İçin Özgün Bir Model Önerisi” adlı ilk kitabı yayınlandı. Kurul’daki çalışmaları kapsamında Türkiye’de Gayrimenkul Yatırım Ortaklıkları’na ilişkin ilk yasal düzenlemeleri yürüttü ve bu konudaki SPK Tebliğ’ini kaleme aldı. Takiben 1997 yılında “Gayrimenkul Yatırım Ortaklıklarının Türkiye Uygulaması” ve yine aynı yıl içinde bir ortak çalışma olan “Yatırım Fonları ve Türkiye Uygulaması” isimli finans alanındaki kitapları yayınlandı.

Hem kendinize ev seçerken hem de yatırım aracı olarak da değerlendirebileceğiniz bir ev seçerken nelere dikkat etmelisiniz

KONUM:

Şehrin merkezinde, farklı ulaşım seçenekleriyle hayatı Read more

Kazançlı bir toprak yatırımının 11 sırrı;

Sanılanın aksine toprak yatırımı, üzerinde dikkatle çalışılması gereken bir yatırım aracıdır. Unutmayın çok fazla kazanç getiren her yatırım ürünü bir o kadar da risk barındırır. Karlı bir yatırım için nelere dikkat etmek gerektiğini sizlerle paylaşalım.

1) Doğru Fiyattan Alım Yapın: Mal alınırken kazanılır deyimi en çok toprak alımları için geçerlidir. Doğru fiyattan alınmış bir toprak asla kaybettirmez. Unutmayın yatırım kazancınızı alış fiyatınız belirler.

2) Şehrin Gelişen Akışını Takip Edin: Gelişim aksi yönündeki toprak yatırımı her zaman diğer bölgelerdeki yatırımlardan daha fazla kazandırır. Bunun için iyi bir araştırmanın yanısıra, gelişimi iyi okuyabilmek de oldukça önemlidir.

3) İmar Planlarını Okuyun: Doğru bir ürün alımı yapabilmek için imar planlarını çok ciddi bir şekilde incelemek gerekir. Bu konuda bilginiz yoksa mutlaka bir uzman yardımı alın.

4) Ateşli Alıcı Olmayın: Bir duyum almış olabilirsiniz; aynı bölgede çok kazanmış bir arkadaşınız olabilir. Asla ateşli alıcı olmayın. Unutmayın toprak asla bitmez ve de her zaman kazandırır. Ateşli alıcılar hata yaparlar en kötüsü de pahalı alım yaparlar.

5) Planlarınızı 3 zaman diliminde yapın: Toprak yatırımcısı iseniz mutlaka tavsiyem kısa,orta ve uzun vadeli planlarda alımlar yaparak riski dağıtın; kar marjınızı artırın. Kısa vadede ucuz alın hızlı satın.. Orta vadede proje bölgesinden alın,değerlendirin ve satın. Uzun vadede büyük kazançlar hedefleyin.

6) Merkezi boşverin çevresine odaklanın: Gelişim merkezinde rantın büyüdüğü yerde risklerde o oranda artar. Kamulaştırma riskini iyi düşünün. Bu nedenle gelişimin merkezinden değil çevresinden alım yapın. Metrekare fiyatları ucuz olanları tercih edin. Gelişim ivme yönünün görerek alım yapılacak çevreyi belirleyin.

7) Kaçırdıklarınıza üzülmeyin: Ateşli alıcı olmak ne kadar kötüyse, kaçan ürün için canını sıkmakta o kadar kötüdür. Unutmayın her zaman doğru toprak yatırımı vardır. Kaçana üzülmek yerine fırsata odaklanın.

8) Bölge Gelişim Planlarını iyi inceleyin: Gelişim planları ürününüze en fazla değer katacak parametlerin başında gelir. Belediye , kamu vs planlarını iyi takip edin.

9) Resmi İşlemlerinize Dikkat Edin: “Ticaret ayrıdır, dostluk ayrı” sözünü asla unutmayın. Kapora vermeden önce iyi düşünün. Tapu işlemlerinize özen gösterin. Aldıktan sonra araştırma yapmayın. Yabancılar avukatlık hizmetini en çok anlaşma öncesinde alırlar; başları da ağrımaz. Bizler ise hiçbirşeyi okumadan imzalar sonra avukat ile durumu çözmeye çalışırız.

10) Satış Zamanını iyi Belirleyin: Satış için çok acele de etmeyin geç de kalmayın. Toprak yatırımlarının artışta olduğu ve de resesif geçen dönemleri vardır. Resesif dönemlerin başında iseniz satabilrsiniz. Ama sonuna geldiğinizde bekleyin tekrar artışa geçtiği maksimum noktada satışı gerçekleştirin.

11) Kendinize Güvenilir Bir Emlak Yatırım Danışmanı Bulun: Unutmayın bu adımı başta yaparsanız diğer on adımı sizin için satış elemanınız yapar.

4 Neden

Boray Emlak Direktörü Sn. Aykut Mazhar’ın Kıbrıs (KKTC), Lefkoşa ve Girne Emlak piyasası, Boray Emlak amaçları, Boray Emlak hedefleri ve birçok benzeri konular ile alakalı ATV kanalı (eko Pazar Programı) ile yaptığı röportajı.

Isı yalıtımı nedir?

Yaz ve Kış aylarında meydana gelen ısı kayıplarını azaltmak için yapılan işlemlere “ısı yalıtımı” denir. Kışın üşümemek için klima, merkezi ısıtma, gaz veya elektrik sobaları kullanarak evimizi ısıtır; yazın ise ısınan evimizi klimalarla soğuturuz. Isı yalıtımı, kışın ısınmak yazın da serinlemek için harcadığımız enerjiyi azaltarak daha konforlu ortamlarda yaşamak amacıyla yapılır.

Isı yalıtımı bir başka deyişle, evinizi ısıtmak veya soğutmak için dünya kadar para ödediğiniz bu dönemde, bina sakinlerinin daha az enerji kullanarak ısınması veya serinlemesi, dolayısıyla çevre kirliliğinin azaltılmasının sağlanması ve binanın iç ve dış etkenlerden korunarak ömrünün uzatılması amacıyla yapılır. Bu da size hem çevreye hem de cebinize son derece olumlu bir şekilde yansır.

Isı yalıtımının faydaları:

  • Isınma veya serinleme amacıyla yapılan harcamalardan %50’ye varan miktarlarda tasarruf ederek, kışın daha iyi ısınmaya, yazın ise serin kalmaya imkân sağlar.
  • Cebinizi korur.
  • Yakıt tüketimini ve dolayısıyla atık gaz emisyonlarını azaltarak çevre kirliliği ve küresel ısınmanın önlenmesine katkıda bulunur.
  • Sağlayacağı verimlilikle, ülkemizin enerjide dışa bağımlılığını azaltır.
  • Evlerde küflenme, siyah leke ve mantar oluşumunun önüne geçilmesinde önemli rol oynar.
  • Betonun içindeki demirlerin paslanmasını engeller, binanızın depreme karşı dayanıklılığını korur.
  • Yaşam alanları içersinde dengeli oda sıcaklıkları yaratarak konforlu ve sağlıklı mekânlar oluşturur.

Isı yalıtımı nasıl yapılır?

Isı yalıtımı, düşük ısı geçirgenliğine sahip özel ısı yalıtım malzemelerinin; evlerimizin çatı, döşeme ve duvarlarına tekniğine uygun olarak uygulanmasıyla yapılır. Ayrıca, pencerelerde ısı yalıtımı, özel kaplamalı yalıtım camı üniteleri ve yalıtımlı doğramalar kullanılarak sağlanmaktadır. Isı yalıtımı, binaların öncelikle dışından, eğer mümkün değilse içinden uygulanabilir. Isı yalıtımının en önemli unsurlarından birisi de tesisatların yalıtılmasıdır.

Isı yalıtımının maliyeti:

Isı yalıtımının binanın yapım aşamasındaki maliyeti, toplam bina maliyetinin %5’ini aşmamaktadır. Isı yalıtımı için yapacağınız harcamalar, yapınızın özelliklerine göre sağlanan enerji tasarrufu ile 2-5 yıl içinde kendini geri öder.

Isı yalıtımının dünyamıza faydaları:

Dünyada üretilen toplam enerjinin %25’i sanayi üretiminde, %25’i motorlu taşıtların kullanımında, %50’si ise binalarda tüketilmektedir. Bu oranlardan da anlaşılacağı üzere, binalardaki tüketim miktarı, üretilen toplam enerji miktarının yarısı kadar bir büyüklüğü ifade etmektedir. Binalarda tüketilen enerji miktarının çok büyük bir bölümünün binalarımızın ısıtılmasında ve soğutulmasında kullanıldığını biliyoruz.

16.02.2001 tarihinde Cenevre’de açıklanan BM Çevre Raporu’na göre 21. Yüzyılda, ortalama hava sıcaklığının 1.4 °C ile 5.3 °C arasında artacağı, buzulların erimesiyle denizlerin 8-88 cm kadar yükseleceği, uzun vadede dünyanın fiziksel yapısında geri dönüşümü olmayan değişiklikler ortaya çıkacağı, bitki ve hayvan türlerinin sayısının ve dağılımının etkileneceği, çok sayıda küçük ada ve kıyı kentlerinin sulara gömüleceği gibi öngörülere yer verilmekte ve dünyanın bilinmezlerle dolu bir geleceğe doğru yol aldığı ortaya konmaktadır.

Enerjinin verimli kullanımı, olumsuz çevresel etkilerin önlenmesi sürecinde ciddi katkılar sağlamaktadır. Isı yalıtımı, binaların daha az yakıtla ısıtılmasını veya soğutulmasını sağlayacağından, atmosfere yayılan karbondioksit (CO2) gibi çok zararlı sera gazları azalacaktır. Bu da BM Çevre Raporu’nda bahsi geçen sorunlar ile mücadeleye çok ciddi katkıda bulunacaktadır.

Emlak Alım Satımında Ödenmesi Gereken Vergi ve Harçlar

KKTC’de emlak alım-satımı sırasında ödenmesi gereken vergiler şöyledir:

• Stopaj vergisi
• KDV
• Tapu Devir Harcı
• Damga Pulu

Stopaj

Satıcı tarafından ödenen bir vergidir. Satıcı kar amacı gütmeyen (amatör) bireysel satıcı ise, yaşamında bir kez olmak üzere, muafiyet hakkını kullanarak stopaj vergisi ödemeyebilir. Bu hak kullanıldıktan sonra yapılacak tüm satışlarda tapu dairesi tarafından onaylanan satış bedeli üzerinden %2,8 oranında stopaj ödemek durumundadır. Kar amacı güden (profesyonel) satıcı ise her satış için tapu dairesi tarafından onaylanan satış bedeli üzerinden %4 vergi öder. Stopaj vergisi satıcı tarafından vergi dairesine ödenir.

KDV (Katma Değer Vergisi)

Satıcı kar amacı gütmeyen (amatör) bireysel satıcı ise KDV ödenmez. Kar amacı güden (profesyonel) satıcı ise %5 KDV’sini devirden önce vergi dairesine öder. KDV’de muafiyet hakkı yoktur. Sözleşme gereği anlaşılması durumunda KDV alıcı tarafından ödenilmektedir.

Tapu Devir Harcı

Alıcı tarafından ödenen bir vergidir. Alıcı kar amacı gütmeyen (amatör) bireysel alıcı ise, yaşamında bir kez olmak üzere, %50 muafiyet hakkını kullanarak daha az devir harcı ödeyebilir. (%6 yerine % 3 vergi oranı uygulanır). Bu hak kullanıldıktan sonra alıcı, yapılacak tüm alışlarda tapu dairesi tarafından onaylanan satış bedeli üzerinden %6 oranında vergi ödemek durumundadır. Kar amacı güden (profesyonel) alıcı ise her alış için tapu dairesi tarafından onaylanan satış bedeli üzerinden %6 oranında vergi öder.

Damga Pulu

Gayrimenkulün satış sözleşmesi ile gerçekleşmesi durumunda ödenen bir vergidir. (Ör: İleri tarihli teslimi olan bir projenden gayrimenkul alınması durumunda). Bu vergi satış sözleşmesinin alıcı ve satıcı tarafından imzalanmasından sonra 21 gün içerisinde vergi dairesine ödenmelidir. %0.5 (binde beş) pul ücreti ödenmesi sonrası ilgili sözleşme Tapu Dairesinde kayıt edilmelidir. Bu kayıt sonrası alıcının mülkiyet hakkı hukuki açıdan da yasallık kazanır.

Kısaca özetlemek gerekir ise;

Kim Öder?Vergi Oranı (Amatörler için)Vergi Oranı (Profesyoneller için)Muafiyet (Amatörler için)Muafiyet (Profesyoneller için)
Stopaj Satıcı2,8%4%100% (bir kez)Yoktur
Tapu Harcı Alıcı6%6%50% (bir kez)Yoktur
KDV Satıcı*0%5%YokturYoktur

*Sözleşme gereği anlaşılması durumunda KDV alıcı tarafından ödenilmektedir.

Mortgage nedir?

Mortgage, İpotekli Konut Kredisi olarak bilinir. Mortgage taşınmaz malın ipotek alınması şartıyla verilen bir tüketici kredisidir. Ödeme tamamlandığında, ipotek durumu ortadan kalkar. KKTC’de Mortgage kredisinin vadesi 1 ile 20 yıl arasında değişmektedir.

Mortgage ile aldığınız eve hemen yerleşebilirsiniz ve kira ödemekten kurtulursunuz. Kredi borcunu tamamlandığı zaman evin mülkiyeti size ait olur.

Mortgage, kesinlikle ucuz ve uzun vadede konut kredisi ile ev sahibi olmak isteyenlere çok faydalıdır. Mortage sisteminde satın alınmak istenilen evin bedeli uzmanlarca değerlendirilir, kredi almak için belirli bir peşinat hazır ise, (genellikle evin satış bedelinin %20 – %30 civarı olur) kalan miktar Mortgage sağlayan Banka tarafından ödenir.

Mortgage sürecini özetlemek gerekir ise;

  1. İlk olarak almak istediğiz evi buluyorsunuz.
  2. Almak istediğiniz evi seçtikten sonra bankanıza gerekli başvuruyu yapıp ihtiyaç duyduğunuz kredi miktarını talep etmelisiniz.
  3. Banka seçtiğiniz ev için gerekli araştırmayı yapar ve uygun bulursa size krediyi verir.
  4. Hiç peşinatınız yoksa bu sistemden yararlanmanız mümkün değildir.
  5. Bankalar beğenmiş olduğunuz konutun fiyatının yüzde %20 – %30 civarını sizin karşılamanızı talep eder.
  6. Banka, talep ettiğiniz evi peşin olarak satın alır. Mülkiyetini size devreder ve borcunuzun karşılığı olarak da ilgili taşınmaz malı ipotek alır.
  7. Bankaya olan borcunuzu aylık ödemelerle yapacaksınız. (Önceden belirlenmiş belli bir ödeme planına göre yapılmaktadır. Vade genelde 1 ile 20 yıl arasında değişmektedir)
  8. Borcunuz bittiği zaman ipotek durumu ortandan kalkar ve eviniz mülkiyeti size ait olur.

Boray emlak olarak tüm bu süreçte sizlere yardımcı olmaktan büyük bir mutluluk duymaktayız.

Yeni eviniz hayırlı ve uğurlu olsun, güle güle oturun.

Detaylı Arama

£ {{selectedMinprice | number:0}} - £ {{selectedMaxprice | number:0}}
  • £ {{price.label}}
  • £ {{price.label}}

Kredi Hesaplama Aracı

İhtiyacım Olan Tutar
£
Vade Miktarı
Faiz Oranı

Aylık Taksit Tutarım

0
£
Neden Boray?
Boray Developments Logo
Boray Development
Boray Development